İklim adaptasyonu için finansman açığı tüm zamanların en yüksek seviyesinde

İklim değişikliğinin etkilerine uyum için gelişmekte olan ülkelerin finansman ihtiyaçlarının mevcut finansman akışından 18 kat fazla ve tüm zamanların en yüksek seviyesinde olduğu hesaplanırken, uzmanlar daha büyük maliyetlerden kaçınmak için iklim adaptasyonu yatırımlarının hızlanması gerektiğine işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) “Adaptasyon Açığı 2023 Raporu: Yetersiz Finansman. Yetersiz Hazırlık – İklim Adaptasyonuna İlişkin Yetersiz Yatırım ve Planlama” başlıklı raporu yayımlandı.

İklim değişikliğinin etkilerine uyum için gelişmekte olan ülkelere sağlanan uluslararası kamu finansmanının 2021’de 21 milyar dolar olduğu açıklanan raporda, bu ülkelerin adaptasyon finansmanı ihtiyacının ise 2030’a kadar yıllık 215 milyar dolar ile 387 milyar dolar arasında olduğu hesaplandı.

Raporun başyazarı ve İngiltere merkezli iklim değişikliği danışmanlık firması Paul Watkiss Associates Direktörü Paul Watkiss yaptığı açıklamada, adaptasyon maliyetleri ve finansman ihtiyaçlarının artış gösterdiğini dile getirdi.

Adaptasyon maliyetlerinin daha önce tahmin edilen seviyelerden çok daha yüksek olduğunu kaydeden Watkiss, “Ülkeler, daha kapsamlı şekilde adaptasyona ihtiyaçları olduğunu tespit ediyor ve bu da gereken finansmanı artırıyor. 2021’de sağlanan 21 milyar dolarlık adaptasyon finansmanını ve (2023 raporunda) hesapladığımız yıllık 215-387 milyar dolarlık finansman ihtiyacını düşündüğümüzde, aradaki açığın çok büyük olduğunu görüyoruz. Ve bu açık giderek artıyor” dedi.

EKONOMİK GÖRÜNÜM OLUMSUZ ETKİLİYOR

Watkiss, küresel ekonomik görünüme ilişkin zorlukların da adaptasyon finansmanını etkileyebileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Ekonomik görünümün daha iyi olduğu bir dönemde adaptasyon finansmanını artırmak muhtemelen daha kolay olurdu. Ekonomik ve mali baskılarla bu finansmanın sağlanması daha zorlaşıyor. Diğer yandan, iklim değişikliğinin etkilerini ve emisyonları azaltma ve bu etkilere adaptasyon için çabaların aynı anda hızlandırılması gerekiyor çünkü bu ikisi birbirini tamamlıyor.

Etkin şekilde azaltım çabaları olmaz ve adaptasyon finansmanı da artırılmazsa, sonrasındaki zararlar ve kayıplar çok daha fazla olacak. Yani hepsi birbiriyle bağlantılı. Adaptasyona yönelik adımlar hızlanmıyorsa, artık çok daha yoğun yaşanan aşırı hava olayları gibi iklim etkilerinin ekonomik kayıpları artmaya devam edecek.”

Tüm bunlar düşünüldüğünde adaptasyon yatırımlarının daha büyük şokları önlemek için mantıklı yatırımlar olduğunu kaydeden Watkiss, adaptasyon finansmanının gelişmiş ülkelerin yanı sıra gelişmekte olan ülkelerdeki farklı girişimler ve özel sektör yoluyla da sağlanabileceğini ifade etti.

Watkiss, adaptasyon finansmanı açığının kapanması için tüm olanaklara ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

ADAPTASYON FİNANASMANI DÜŞTÜ

Adaptasyon finansmanının İskoçya’da yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26) sonrasında düşüş gösterdiğini aktaran Watkiss, “Tam olarak bunun neden olduğunu bilmemekle birlikte, o dönem Covid-19’un büyük bir öncelik olmasının bunda etkisi olabileceğini düşünüyorum. Henüz 2022 rakamlarını bilmiyoruz, ilk sinyaller 2022’de adaptasyon finansmanının biraz daha iyi olduğu yönünde ancak mesela Ukrayna’daki savaşın bir etkisi olacak mı, bilemiyoruz.” diye konuştu.

Raporun yazarı ve Stockholm Çevre Enstitüsü Araştırmacısı Georgia Savvidou ise 2020-2021 arasında adaptasyon finansmanın yüzde 15 azaldığını ve böylece finansman miktarının 21 milyar dolara gerilediğini anımsattı.

Bu ay sonunda Dubai’de gerçekleştirilecek COP28 zirvesinde finansmanın önemli bir konu olduğunu kaydeden Savvidou, “Özellikle, kayıp ve zarar fonu COP28 gündeminin en önemli konularından birisi. Öncelikle, iklim değişikliğinin etkilerini ve emisyonları azaltmaya odaklanmalıyız ki daha yüksek adaptasyon maliyetlerinden kurtulalım. Aynı şekilde, 2030’a kadar adaptasyon yatırımlarını da hızlandırmamız gerekiyor ki daha büyük kayıp ve zararları önleyebilelim.” değerlendirmesinde bulundu.

FİNANSMAN AÇIĞI YILLIK 366 MİLYAR DOLARI BULUYOR

UNEP’in raporunda, iklim değişikliğinin yoğunlaşan etkileri ve artan adaptasyon ihtiyaçları nedeniyle, gelişmekte olan ülkelerin adaptasyon finansmanı ihtiyacının ise 2030’a kadar yıllık 215 milyar dolar ila 387 milyar doları bulabileceği hesaplandı.

Bu da, iklim değişikliğinin etkilerine adaptasyon için gereken finansman ihtiyacının mevcuttan 10 ila 18 kat arasında olduğunu gösteriyor.

Gelişmekte olan ülkelere 2021’de sağlanan 21 milyar dolarlık uluslararası finansman çıkarıldığında, 2030’a kadar adaptasyon finansmanı açığı yıllık 194 milyar dolar ila 366 milyar dolar arasında değişiyor.

UNEP’e göre, söz konusu finansman açığı, daha önce hesaplanandan en az yüzde 50 daha yüksek.

Gelişmekte olan ülkelerdeki adaptasyon finansmanı ihtiyacının iklim değişikliğinin etkileri yoğunlaştıkça 2050’ye kadar önemli ölçüde artacağı öngörülüyor.

İklim krizinin etkilerine karşı en kırılgan durumda olan 55 ülkede son 20 yılda 500 milyar dolardan fazla kayıp ve hasar yaşandığı hesaplanırken, özellikle kıyı bölgelerindeki ülkelerde adaptasyon için yapılan her milyar dolarlık yatırımın ekonomik zararı 14 milyar dolar azalttığı tahmin ediliyor. İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerini önlemek için yılda 16 milyar dolar yatırım yapılması halinde ise yaklaşık 78 milyon insanın iklim etkileri nedeniyle açlıktan veya kronik açlıktan ölmesinin engellenebileceği hesaplanıyor.

GUTERRES’TEN ‘FOSİL YAKIT BARONLARINA’ ÇAĞRI

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, ihtiyaçlar arttıkça atılan adımların durma noktasına geldiğine işaret ederek, “Bugünkü rapor, adaptasyon finansmanı açığının tüm zamanların en yüksek seviyesinde olduğunu gösteriyor. Dünya bu açığı kapatmak ve iklim adaletini sağlamak için harekete geçmek zorunda.” ifadesini kullandı.

Guterres, “fosil yakıt baronları ve destekçilerinin” bu duruma yol açtığını belirterek, “Sonuç olarak, iklim değişikliği nedeniyle zor durumda olanları desteklemeleri gerekiyor. Hükümetleri, fosil yakıt endüstrisinin aşırı karlarını vergilendirmeye ve bu fonların bir kısmını iklim krizinden zarar gören ülkelere ayırmaya çağırıyorum.” diye konuştu.

Raporda görüşlerine yer verilen UNEP İcra Direktörü Inger Andersen ise bu yıl yaşanan aşırı hava olayları ve kontrol edilemeyen yangınları anımsatarak, “Bu yoğunlaşan etkiler bize dünyanın sera gazı emisyonlarını acilen azaltması ve savunmasız toplulukları korumak için uyum çabalarını artırması gerektiğini söylüyor. Ancak ikisi de olmuyor. Uluslararası toplum bugün tüm sera gazı emisyonlarını durdursa bile, iklim değişikliğinin ortadan kalkması on yıllar alacak. Bu nedenle, politika yapıcıları bu raporu dikkate almaya ve finansmanı artırmaya çağırıyorum.” ifadelerini kullandı. (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x